''kabuğu kaldırsan / derinleşir yara ''
acılar ;sineye çekilirken
mutluluğun paylaşıldıkça çoğaldığını söylerler.
doğru fakat neden acıları da paylaşmıyoruz
ya da paylaşamıyoruz.
acıyı gördüğümüzde koşar adım neden kaçıyoruz
neden korkuyoruz sevda uğruna acı çekmekten
neden her şey güllük gülistanlık olsun istiyoruz.
neden yara almaktan bu kadar korkuyoruz.
ya da neden insandan aldığımız yaraları insanla sarmak yerine
yara bandıyla sarıyoruz.
acılar paylaştıkça çoğalıyor muydu yoksa
bu yüzden mi saklıyorduk en derine acıları
bu yüzden mi göstermemek için bu denli çaba
ne kadar saklarsak saklayalım
çıkıyor elbet gün yüzüne yaralar..
kapanmıyor, onulmuyor..
şekerli gerçek
11 Mart 2015 Çarşamba
bahar demek yalnızca
börtü , böcek demek değildir.
uyanış, canlılık , yeniden var olma demektir
farkına varılacak bir mevsimdir ''bahar''
hangimiz bahar kadar güçlü ve dimdik olabildik
kaçımız fırtınalara, şiddetli yağmurlara rağmen
direnip güneşe çıkabildik,
yahut yeniden tomurcuk olup çiçek açabildik.
hayata karşı biraz bahar olunmalı , güçlü, sağlam kalınmalı..
şairin de dediği gibi
''zira hayat dayanıklı insan istiyor''..
börtü , böcek demek değildir.
uyanış, canlılık , yeniden var olma demektir
farkına varılacak bir mevsimdir ''bahar''
hangimiz bahar kadar güçlü ve dimdik olabildik
kaçımız fırtınalara, şiddetli yağmurlara rağmen
direnip güneşe çıkabildik,
yahut yeniden tomurcuk olup çiçek açabildik.
hayata karşı biraz bahar olunmalı , güçlü, sağlam kalınmalı..
şairin de dediği gibi
''zira hayat dayanıklı insan istiyor''..
ferit edgü / işte deniz, işte maria
kadın ;
'' ne çok şey unuttun ''
dedi.
adam ;
'' o kadar çok şey anımsıyorum ki, onlar da senin unuttukların ''
uzun bir susuştan sonra,
bir kaç yudum şarap içildikten sonra
kadın ;
'' üşüyorum ''
dedi.
erkek kulağı çakıllara çarpan küçük,
kırılgan dalgalardan duymadı üşüyorum sözcüğünü.
gene de ( sözcüklerin garip rastlantısı )
''ben de ''
dedi.
'' ne çok şey unuttun ''
dedi.
adam ;
'' o kadar çok şey anımsıyorum ki, onlar da senin unuttukların ''
uzun bir susuştan sonra,
bir kaç yudum şarap içildikten sonra
kadın ;
'' üşüyorum ''
dedi.
erkek kulağı çakıllara çarpan küçük,
kırılgan dalgalardan duymadı üşüyorum sözcüğünü.
gene de ( sözcüklerin garip rastlantısı )
''ben de ''
dedi.
Nereden başlayacağımı biliyorum.
onu ilk elime aldığımda öylece kalmamdan..
bir çok kez duydum elbet , belki annemin cümlelerinde..
ve şimdi yakından tanıyacağım ben de elbet.
hani okuya okuya, heceleye heceleye,
kıştan baharı aşıp yaza geçe geçe,
pencereleri aça aça , balkonda yata yata,
havuçlu kek yapa yapa...
sağ gözüm gülmüyorsa, sol gözüm ağlıyorsa
sen bana aldırma yine gül !
doğru en güzel şiirimdi saçlarım,
unutmadan o tutuşum ve yalnızlığıma sarılışım..
bildin, kapıdan değil,balkondan girdin evime..
fırınımda ölü kelimeler pişiyor,pişsin soğusun sonra biraz..
üstüne korku döküp yeriz birlikte..
zaman deyip geçme,
zaman kimine göre önde, kimine göre geride !
önce şaşır ,sonra sor ama gel limana bayım !
ütüsüz ve buruşuğum.
yıllar var kendimi kendimde
yıldız-ay şahitliğinde gecede
en acı karanlıklarda yıkadım.
şiirlerimi topladım yerlerden, dökülüp ,saçıldığım
bakış dediğin nedir ki bayım
bak kuşlar geçiyor gözlerimden..
kim söylüyorsa inanma,sabah olmadı uyu.
gitmek istediğim yere
o yere diyorum bayım
beni alıp götürecek bir taşıt yok
yine , yine söylüyorum
bulamadım...
onu ilk elime aldığımda öylece kalmamdan..
bir çok kez duydum elbet , belki annemin cümlelerinde..
ve şimdi yakından tanıyacağım ben de elbet.
hani okuya okuya, heceleye heceleye,
kıştan baharı aşıp yaza geçe geçe,
pencereleri aça aça , balkonda yata yata,
havuçlu kek yapa yapa...
sağ gözüm gülmüyorsa, sol gözüm ağlıyorsa
sen bana aldırma yine gül !
doğru en güzel şiirimdi saçlarım,
unutmadan o tutuşum ve yalnızlığıma sarılışım..
bildin, kapıdan değil,balkondan girdin evime..
fırınımda ölü kelimeler pişiyor,pişsin soğusun sonra biraz..
üstüne korku döküp yeriz birlikte..
zaman deyip geçme,
zaman kimine göre önde, kimine göre geride !
önce şaşır ,sonra sor ama gel limana bayım !
ütüsüz ve buruşuğum.
yıllar var kendimi kendimde
yıldız-ay şahitliğinde gecede
en acı karanlıklarda yıkadım.
şiirlerimi topladım yerlerden, dökülüp ,saçıldığım
bakış dediğin nedir ki bayım
bak kuşlar geçiyor gözlerimden..
kim söylüyorsa inanma,sabah olmadı uyu.
gitmek istediğim yere
o yere diyorum bayım
beni alıp götürecek bir taşıt yok
yine , yine söylüyorum
bulamadım...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
